Türkiye neden Nepal’in ilerisinde ve ABD’nin gerisinde?

NepalNepal’deki deprem haberini ilk duyduğumda, ilk belirlemelere göre 155 kişi ölmüştü. Bu ilk sayının yanıltıcı olduğunu, daha önce iki kez gittiğim bu güzel ülkede binlerce kişinin öldüğünü tahmin etmiştim. Bölgedeki binaların kalitesini ve dayanıklılığını anlamak için inşaat mühendisi olmaya gerek yoktu. Soru şuydu: Neden Nepal’de binalar bu kadar dayanıksız inşa edilmişti?  Cevaplardan birincisi şöyle: Nepal çok fakir bir ülke ve dayanıklı inşaat yapacak zenginliği yok. İkincisi ülkede eğitim imkanları çok sınırlı kalmış ve ülkenin yetişmiş mühendis kadroları çok az. Üçüncüsü ülkede inşaat yönetmeliklerini düzenleyecek ve bunları denetleyecek resmi idareler de yeterince gelişmemiş.

Bütün bunlar ülkenin problem çözme gücünü önemli ölçüde kısıtlamış. Mart 2015’te pistten çıkan THY uçağını bile kurtarmak için Hindistan’dan yardım almışlardı.

Bütün bu açıklamaların arkasında başka bir sebep olsa gerek. Depremi duyduğumda ilk aklıma gelen neden Hinduizm’in binlerce Tanrılı dininin bu insanların kafasını durdurması ve günlük yaşamı, eğitimi ve ülke idaresini etkilemesiydi. Nepal’e giden bir Müslüman, her şeye tapan bu insanları görünce kısa sürede bu dünyaya Müslüman olarak geldiği için çok şanslı olduğunu fark eder. Hinduizm’in pozitif bilimlerin ve pozitif bilimleri kullanan bir yönetimin gelişmesini engellediği söylenebilir.

Nepal’deki deprem haberini aldığım zaman Kuzey Amerika’daydım. Kuzey Amerika deyince hem Kanada’yı hem ABD’yi anlamak gerek. Ulaşım altyapısı olarak aynı sistemi kullanan ABD ve Kanada’ya özenmemek imrenmemek elde değil. Öyle bir sistem var ki, sağa veya sola döneceğinizi sinyal dahi vermeden sadece dönüş şeridine girerek belirtebiliyorsunuz. Bu son ziyaretimde Boston-Toronto arasında gidiş-dönüş yaklaşık 2000 km araç sürdüm ve ne ben kornaya bastım, ne de yolda bir korna sesi duydum. Medeniyeti nasıl tanımlarsınız bilemiyorum. Ama trafik kurallarına uyulmasını ve korna basılmamasını bir toplumun medeniyet düzeyinin göstergesi olarak algılıyorum.

Aklımda Nepal depremi varken ve Kuzey Amerika’da araba sürerken Türkiye’yi düşünmeden edemedim. Biz de Nepal gibi büyük bir deprem atlatmıştık ve sınıfı geçememiştik. Yine de ziyaret etmiş olanların bileceği üzere Nepal’den fersah fersah ileride olduğumuza şüphe yok. Ama Kuzey Amerika’daki medeniyetten de geride olduğumuz da aşikar. Peki neden Türkiye Nepal’den ileride ve Kuzey Amerika’dan geride? Bu soruya bu köşe yazısının sınırlı imkanları verdiğim cevap şöyle. Her ülke pozitif bilimleri günlük yaşama, devlet yönetimine ve iş yönetimine aktarabildiği ölçüde gelişmiştir. Uzun süre hem Hindu dinine göre, hem de tek adam sözüne dayalı Kraliyet rejimi ile yönetilen Nepal çok geri kalmıştı. Pozitif bilimlere sarılan Türkiye Cumhuriyeti ise Müslüman ülkelerin arasında en gelişmiş konuma sahip olmayı başarmıştı. Pozitif bilimlerin azami ölçüde hayata ve devlet idaresine yansıdığı ABD ve Kanada gibi ülkelerse dünyayı yöneten ülkeler arasına girmişti. Dolayısıyla Türkiye, teknolojide, hukukta, iş idaresinde pozitif bilimlere dayalı uygulamalarını geliştirdiği ölçüde ileri gidecektir.

Not: Nepal’deki Nepalli ve Türk tüm dostlara geçmiş olsun diyorum.

 

 

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir