Spor Yapmak yerine Sporcu İthal Etmek

madalyaTürkiye’ye uluslararası başarı ve madalya getirmiş sporcularına baktığımızda çok sayıda başka ülke sporcusunun vatandaşlık ve özel imkanlar sunularak Türk vatandaşı yapıldığını görüyoruz. Araştırmacı-gazeteci sayılmam, verdiğim isim ve bilgilerde hata varsa şimdiden kendilerinden ve sizlerden af diliyorum, benim yaptığım internet araştırmasına göre vatandaşlık verilmiş ve isimleri de biraz olsun Türkleştirilmiş sporcularımız şöyle: Elvan Can (Hewan Abeye) Etiyopya asıllı atletimiz, Swetlana Sudak (Beyaz Rus asıllı, çekiç atmacı), Agasi Memedov (Agasi Ağagüloğlu) Azeri asıllı boksör; Tatyana Köstem (Tatyana Polnova) Rus asıllı sırıkla atlamacı; Akın Kuloğlu (Akın Kakauridze) Gürcistan doğumlu Türk Boksör; Selim Bayrak (Shimelis Gırma) Etiyopya asıllı atlet; Alemitu Bekele Etiyopya asıllı atlet

Serkan Atasay (Sergey Sergeyev) Ukrayna asıllı yüzücü; Anzhela Kinet, Beyaz Rus asıllı atlet; Deniz Nazar (Dmytro Nazarenko) Ukraynalı futbolcu,  Korel Engin (Cori Enghusen) Amerikan asıllı basketbolcu. Bunlar benim yaptığım kısa araştırmada bulduklarım.

 

Bu listeye bakınca 80 milyona yaklaşan nüfusu olan ülkemizde sporcu yetişmediğini düşünebiliriz. Sporcu yetişmediği için de olimpiyat zamanı gelince herhalde hızlı bir sporcu ithalatı gayretine giriyor Türkiye. Bazen merak ediyorum, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda özel bir birim ve ekip var mı bu işlere bakan. Çünkü bu işlerin görüşmelerini, pazarlığını yapmak, bürokrasisiyle uğraşmak gerekiyor. Spor kulüpleri de kendi takımlarına katmak için sporcu getirmeye çalışıyorlar. Bence bu gayretin izah edilebilir bir yönü olabilir. Ama bir ülkede neden sporcu yetişmediğini sorgulamamız gerekiyor sanırım. Spor yarışmalarında başarı elbette her ülkenin arzuladığı bir şeydir, bununla birlikte uluslararası spor yarışmalarındaki başarı toplumun geniş kesimlerindeki spor yapmayı özendirir ve bunun tersi de geçerlidir; toplumun geniş kesimlerinin spor yapması uluslararası spor yarışmalarında başarı getirir.

 

Peki toplumun geniş kesimleri nasıl spor yapar? Bu sorunun cevabını iki paragrafta veremeyeceğim ama bugünlerde Kanada eğitim sistemi gözümün önünde. İlkokul, ortaokul ve lisede haftada 4 gün beden eğitimi dersi var ve bu dersler tamamen bahçede ya da spor alanlarında yapılıyor. Tamamında eşofman değil, okulun logolu spor forması giyiliyor. Beden eğitimi dersine birden fazla sınıf çıkıyor ve yeterli sayıda öğrenci olduğu için isteyen basketbol, isteyen Amerikan futbolu, isteyen futbol oynuyor, isteyen de jimnastik ya da koşu yapıyor. Yani çocuğun başarılı olduğu veya istekli olduğu konuda spor yapma şansı var ve bu iş ciddi yapılıyor. Bizde ise yaygın olarak devlet okullarında beden eğitimi dersi (gereği gibi yapanları tenzih ediyorum) dostlar alışverişte görsün şeklinde yapılıyor. Sistemsel ve yapısal sorunlarımız var.

Benim en çok dikkatimi çeken, özellikle Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda çalışanların spor yapmaması. Burada hiç kimseyi gücendirmek istemem, ama kendisi spor yapmayan devlet memurlarının, halkın spor ihtiyaçlarını anlaması, bu ihtiyaçlara çözüm üretmesi ve sporcu yetiştirmesi kendi içinde bir ikilem barındırıyor. Onun için de Olimpiyatlar yaklaşınca sporcu ithalatına yöneliyorlar.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir