Dünya rekoru kıracağız!
Melih Arat
İstanbul'da bir grup genç -Düşün Taşın Derneği- 13 Haziran 2010 Pazar günü 09.30 ile 12.30 saatleri arasında Ali Sami Yen Stadyumu'nda Türkiye'nin bir rekora imza atması için dev bir organizasyon yaptı. 20 bin kişinin Ali Sami Yen Stadı'nda birlikte yüksek sesle kitap okuyacağı bir etkinlik yapılacak.
Türkiye'nin dört bir köşesinde bu tür etkinlikler yapıldı ancak daha önce bu kadar büyüğü yapılmadı. Guinness Rekorlar Kitabı'na da girmesi beklenen etkinliğe herkesi davet ediyorum.
Yardım gemilerimize yapılan baskınla dünya gündemine geldik. Bu çapta bir olay -Dev Bir Okuma Buluşması- dünya basınında kısa sürede Türkiye'nin adının bir kez daha pozitif olarak anılmasına yardım edecektir. Buluşma sırasında okuyacağınız kitapları da sonra beraberinizde götürmek yerine Türkiye'nin ihtiyaç duyulan okullarına bağışlanması için bırakabilirsiniz. Böylece en az 20 bin kitap bağışlanmış olur.
Ülkemizden oldukça umutluyum. En son Gazze'ye yardım götüren gemilere İsrail saldırılarına uluslararası toplum sağduyulu bir tepki gösterdi. Son dönemdeki olaylarla Türkiye ve Başbakanı Tayyip Erdoğan, dünyanın yeni liderleri arasında kabul edilmeye başlanıyor. Geçtiğimiz hafta görüştüğüm Avrupalılar Türkiye'nin ve Erdoğan'ın liderliğinin altını çizdiler.
Türkiye'nin bütün bunlarla birlikte birçok eksiği var. Tam olarak söylemek gerekirse hâlâ dünya çapında bir markamız yok. Bu konudaki ölçü, sıradan bir dünya vatandaşına sorulduğu zaman söyleyebileceği bir Türk markasının olması, ama henüz böyle bir markamız yok. Bu duruma Türk Hava Yolları ve Ülker'in satın aldığı Godiva da dahil. Ama şu an olmaması gelecekte olmayacağı anlamına gelmiyor. Dünyanın dört bir tarafında işadamlarımız ve profesyonellerimiz var güçleriyle çalışıyorlar. Perakende pazarlama, mühendislik, inşaat mühendisliği, üretim, dağıtım kanalları vb. gibi alanlarda uluslararası alanlarda ciddi başarılar elde ettik. Ancak henüz bu başarılardan hiçbiri dünya çapında yaygın ve markalaşma sağlayacak bir performans göstermedi. Diğer bir deyişle Rusya'da diyelim müteahhitlik alanında başarılıyız; Orta Asya'da fabrikalarımız var. Dünya çapında yayılmış olan tek başarımız yurtdışındaki Türk okulları. Ancak bu okullar da tek bir marka adı altında toplanmadığı için küresel olarak markalaşamıyorlar; ancak her yerde "Türk okulu" olarak biliniyorlar ve bu durum ülkenin itibarını yukarı çeken başlıca unsurlardan.
Türkiye'nin televizyonlardan izlediğimiz ve gazetelerden okuduğumuz halleri maalesef övünülecek düzeyde olmasa da başka ülkelerle kıyaslandığımızda dünyanın on altıncı (16.) büyük ekonomisine sahibiz. Ancak bundan daha ötesi için bir şeyler yapmaya ihtiyacımız var. Liderlik her ne kadar önemliyse de önemli olan, bir lidere değil, her alanda bir liderler ordusuna sahip olmaktır. Liderler ise okuyarak, tecrübe ederek, seyahat ederek, proje yaparak gelişiyorlar.
Düşün Taşın Derneği, 72 kez geniş çaplı okuma toplantısı yaptı. Türkiye'deki gençlerin daha çok okuması, kendini geliştirmesi, özgürce öğrenmesi için çalışıyor. Etkinlik Türkiye'nin markalaşmasına yardım edebilecek bir etkinlik olsa da esas önemli olan bizim okumamız. Ailecek gideceğiniz şahane bir etkinlik bu. Keşke her hafta yapılsa! |