Doğumdan ölüme işletmeler...
Melih Arat
Danışmanların ve kitapların çoğunun yönetim için getirdiği öneriler, bir işletmenin içinde bulunduğu gelişmişlik seviyesini göz önüne almıyor. Büyük bir şirket için geçerli öneriler, girişimci aşamadaki bir şirket için ölümcül olabilir. Ünlü Adizes Enstitüsü’nün kurucusu Ichak Adizes’ın kaleme aldığı 1996 yılında kaleme aldığı ‘Pursuit of Prime’ isimli kitap her şirketin özgün durumunu analiz ederek stratejiler geliştirmesine imkan veriyor.
İşletmelerin Hayat Döngüsü Ichak Adizes’ın tespit ettiği işletme hayat döngüsü 10 temel dönemden oluşuyor. Her dönemin bir de sapmaları bulunuyor, ama burada sadece temel dönemlerin açıklanmasıyla yetinilmiştir.
1-Isınma Dönemi: Bu dönemde hayal kurulur ve kurulan hayallerden bir tanesi hedef olarak seçilir. Yeni bir pazar ya da pazar dilimi yaratmak, bir pazarı dönüştürmek yönünde istekli planlar yapılarak, gelecek ve olasılıklar üzerinde düşünülür, konuşulur, çeşitli fikirlere odaklanılır. İşletmenin kurucusu ya da kurucuları risk almaya karar verip Başlangıç Dönemi’ne geçtiği zaman, Isınma Dönemi sona erer.
2-Başlangıç Dönemi: Bu dönemde, kurucunun dikkati, fikir ve olasılıklardan çok, sonuçlar üzerindedir. İş dünyasında bu sonuçlar genellikle satış biçiminde algılanır. Fırsat ve eylemlerle yürüyen bu dönemin lokomotifi satışlardır. Kar-amaçsız kuruluşlarda sonuçlar, kurumun varoluşuna ilişkin kritik olan her şeydir. Başlangıç döneminde, hiç kimse formlara, denetimlere, sistem ya da prosedürlere dikkat etmez. Kurucu günde 16 saat, haftada 6 gün çalışırken her şeyi kendisi yapar. Çünkü küçük problemler bir gecede büyük bir krize dönüşebilir; dolayısıyla kurucu bütün kararları kendisi alır. Başlangıç Dönemi, nakit akışının düzene girdiği ve öngörülebilir olduğu İlerleme Dönemi başlayınca sona erer.
3-İlerleme Dönemi: Bu aşama, hızlı büyüme aşamasıdır. Satışlar, hala en önemli olgudur. Kurucular hiç hata yapmayacaklarını düşünürler, kibirleri, onların ahmakça hata yapmalarına sebep olur. Her şeyi bir fırsat olarak görürler ve fırsatların fazlalığı büyük problemler oluşturabilir. Liderler; şirketlerini, fonksiyonlardan çok insanlar çevresinde örgütlerler. Çok yetenekli çalışanlara, bir kaç görev ve şapka birden verilir ama buna rağmen bütün kararları yine de kurucu alır. İlerleme Dönemi, ciddi problemler içine girmeye başladığında Büyüme Dönemi’ne geçilir.
4-Büyüme Dönemi: Bu aşamada, işletme, kontrol dışı büyümenin problemlerini yaşamaya başlar. Kurucu, bir genel müdür alır, ancak işletmeyi teslim etmekte de zorluk çeker. Eski yöneticiler ile yeni gelen yönetici ve destekçileri arasında engellemeler yaşanır. Karşılıklı mücadele arttıkça, işletme hedeflerine ulaşmada zayıf kalır. İç çekişmeler yüzünden, neredeyse, müşteriye hizmet verecek zaman kalmaz. İşletme, vizyonunu kaybetmiş olmaktan sıkıntı duyar. Eğer işletme, büyüme döneminde hem denetim sağlar, hem de esnekliğini koruyabilirse, Prima Dönem’e girer.
5-Prima Dönem: Bu dönem işletme için gerekli olan her şeyin uygun bir şekilde bir araya geldiği dönemdir. Vizyon, disiplin, denetim ve esneklik, hepsi bir arada ve dengededir. Disiplinli olan, ama buluşçu niteliğini koruyan organizasyon, müşterilerin değişen isteklerini karşılamaktadır. İşletmenin içinden yeni organizasyonlar çıkar ve yeni işletme hayat döngüsü fırsatları yakalanmaya çalışılır. Organizasyon yepyeni ve coşkulu bir ruha sahiptir. Eğer organizasyon, Prima Dönem’de kalmayı başaramazsa, yaşlanmaya başlar.
6-Duraklama Dönemi: Organizasyon hala güçlüdür, ama daha önceki dönemlerdeki şahinliği kalmamıştır. Yaşlanmanın ilk emarelerini gösterir. İstediğini almaktan çok, alabildiğini istemeye başlamıştır. Organizasyonun üyeleri yeni fikirleri kucaklarlar ama yine de önceki dönemlerde oluşturulan yeni fikirlere duyulan heyecan kadar büyük bir coşku gösterilmez. Mali işlerdeki kişiler, denetimleri kısa vadeli sonuçlar üzerinde yoğunlaştırır. Pazarlama ve Ar-Ge üzerindeki yoğunlaşma zayıflar. Çalışanlar eskiden elde ettikleri başarılara hayranlık duyarlar ama yine de gelecek için kendilerinde enerji bulamazlar. Eğer bu aşamada bir tedavi yapılmazsa, yaşlanma devam eder.
7-Aristokrasi Dönemi: Dinamik farklılıklardan uzaklaşılır. Ofis içinde oda, ünvan, elbiseler gibi statü sembolleri büyük ölçüde önem kazanır. İşletme, yeni başlayan dinamik kurumlarla birleşeceğine, ciddi büyük işlere dönüşmüş şirketlerle birleşir. İşletme kültürü, ne yapıldığından ve niçin yapıldığından çok, nasıl yapıldığına odaklıdır. Organizasyonun lideri, organizasyonun geçmişten gelen işlerini, geleceğe taşımaya odaklıdır. Değişim ortamında hareketsiz kalmanın bir bedeli vardır. Bundan sonra Suçlama Dönemi gelir.
8-Suçlama Dönemi: Gerilemenin bu döneminde, ‘yanlış giden nedir ve bunu nasıl düzeltebiliriz’ sorularından çok yanlış yapanın kim olduğu üzerinde durulur. Gelirleri arttırmak için çalışılırken, maliyetler düşürülmeye çalışılır. Maliyetleri düşürmek, iyileştirme sağlamaktan daha kolay bir faaliyet olarak kabul edilir. Kısa vadede bu çabalar bir sonuç getirebilir. İşletme, belirsiz gelecekle uğraşmaktansa kısa vadeli bu tür çabalara yönelir. Bazı şirketler, masrafları öylesine kısarlar ki, şirketin yapacak bir işi kalmaz. İdareciler, kendilerini diğerlerinden ve müşterilerinden uzaklaştırırlar. Eğer işletme bu dönemde kapanmazsa bir sonraki döneme geçilir.
9-Bürokrasi: Eğer işletme bir önceki dönemde kapanmamışsa, son derece bürokratize olur. Ya politik olarak korunuyordur ya da başkaları tarafından düzenlenen bir ortamda işletmenin devamı gerekli görülmüştür. Müşterilerini ne şekilde tatmin ettiklerinden daha önemli olan, onlara fon sağlayan kurumları nasıl memnun ettikleridir. Organizasyonun prosedür el kitapları çoğalır, yaratıcılık ve buluşçuluk giderek azalır. İşgörenler, prosedür ve kuralları sorgulamaya kalkarsa, “Bu işletme politikasıdır” denir. Tamamen unutulmuş olan müşteriler, çalıştıkları bu işletme personelinin dikkatlerini çekecek stratejiler ararlar.
10-Ölüm Aşaması: İşletme, uzun bir sürecin sonunda ya da ani bir krizin sonucunda kapanabilir. İşletmenin reel anlamda sonu, ödeme yapması gerekenlere akıtabileceği nakitinin kalmaması sonucunda gelir.
|