Dünyayı Değiştiren Kitaplar
Melih Arat
Bir edebiyat dergisinden geçen hafta, kitaplarla ilgili çok hoş iki soru yönelttiler; verdiğim cevapları öğrenmek istersiniz diye düşündüm.
- Sizce kitaplar dünyayı-her insanı bir dünya olarak kabul edersek-değiştirebilir mi?
Bu soruyu şöyle almayı tercih ediyorum."İnsanın hayatına kitapla giren yeni bir bilgi, insanı değiştirir mi?" Elbette, kitapların insan yaşamını değiştirmesinin en güzel hikayesi Cervantes'in Don Kişot'udur. Orta çağ şövalyelerine ilişkin efsanevi birçok hikaye olduğu halde, sadece kitaplarla yaşama bakışını değiştirmiş bir adamın hikayesi, o zamandan beri tüm insanların ilgisini çekmiştir. Medya ister kitap olsun, ister gazete olsun, isterse internet olsun önemli değil, enformasyon insan yaşamını değiştiriyor. Mağara duvarına çizilen ilk resimler, ilk kendini, yaşamını, gördüğünü kopyalama ve başkalarına aktarma çabasıydı. Kitap, taş yazıt, gazete ya da başka bir medya, enformasyonu paylaşmak için kullanılır. Tabii, bir de ne kadar kitap okursak okuyalım, önceki şartlanmaların gücünden ötürü değişmeyen insanlar da var. Orhan Pamuk, Yeni Hayat isimli kitabının ilk cümlesinde der ki "Bir kitap okudum, hayatım değişti". Bir böyle kitap okuyup davranış değişikliğine giden, yeni davranışları ve yaşam biçimlerini deneyenler var. Bir de, okuduğu onca kitaba rağmen eski tas eskihamam yaşamını sürdürenler de var.
- Sizin hayatınıza yön vermenizde etkisi olan bi kitap-veya kitaplar-var mı? Kısaca bahseder misiniz?
Okuduğum sürece tazeliğini yitirmeyen eserlerden biri de, şu an bildiğim kadarıyla baskısı olmayan Yaşama Sanatı'dır. Nermi Uygur'un denemelerinden oluşan bu eser, insanı hakikaten uçurur. Bazı Pazar günleri, birkaç arkadaşıma yüksek sesle bu metinleri okurum. Çok insana da fotokopisini hediye etmişimdir. Yine Nermi Uygur'un Tadı Damağımda isimli eseri, insana bir kitapta yüz kitap okutur. Bu kitap YKB yayınlarında çıktı. Unutmadan söylemem gereken bir eser var; orta okul yıllarında yedi defa okumuştum; ne yazık ki kitabı kaybettim, ne kadar aradıysam da bulamadım: Belalılar (The Sting), Robert Weverka'nın sonradan filmi de çevrilen eseri, nefis bir dolandırıcılık hikayesidir. Sistem Düşüncesini ve oyuncuların etkileşimini öğrenmek isteyen, geleceğin mimar liderleri için mükemmel bir kaynaktır.
Elbette Rus Edebiyat'ında Dostoyevski, çok, ama çok sevdiğim yazarlardan biridir. Herhangi bir kitabını ayrıcalıklı söyleyebilir miyim bilmiyorum, sanki diğerlerine haksızlık olur gibi geliyor. İnsanların nasıl düşündüğünü ondan öğrendim. En sıkıldığım ve birkaç kez giriştiğim halde bitiremediğim eseri Delikanlı'dır. Aradan geçen yıllarla kendimi, romanın yardımcıkahramanlarından biri olan Venetsiyanov ile özdeşleştirmeye başladım. Sonunu merak ediyorum. Ama kitabı bir türlü bitiremediğimden kendi hikayemin sonunu da öğrenemedim.
Yönetim kitapları içinde ise, Peter Drucker'ın adını anmadan geçemeyeceğim. Peter Drucker'ın 1989'da yayımlanan Yeni Gerçekler'i içinde bulunduğumuz günleri açıklayan hala geçerliliğini koruyan çok etkileyici eserlerden biridir. Benim yaşamım da temel referans eserlerden biridir.
Beni en çok etkileyen kitaplardan biri de Peter Senge'nin Beşinci Disiplin isimli eseridir. Kötü bir çeviriyle Yapı Kredi Yayınlarından çıkmıştı. Sistem Düşünüşü'nün ilk metodik ifadesiyle orada karşılaşmıştım. Stefan Zweig'ın Yıldızın Parladığı Anlar isimli eserinden öğrendiğim birçok şeyi de sonradan kullanmışımdır.
Bir de şiir kitabı söylemek isterim. Mehmet Fuat'ın Türk Şiiri Antolojisi, hayatı bir şiir olarak algılamama yardım eden bir yelpaze sunmuştur. Bir de uygarlığın ne menem bir şey olduğu konusunda meraklı olanlar için, Anatole France'ın Penguenler adasını söylemeliyim. Bu kitabı üniversiteden hocam Bilal Murat Özgüven önermişti. Ben de ona, onu hayatı boyunca en çok etkileyen kitabı sormuştum. Şimdi piyasada var; ben yıllarca aramıştım. Çok ilginç ve etkileyici bir eser.
Tabii, daha birçok kitap var. Ama hemen şimdi aklıma gelenler bunlar.
|