Zamana kimi zaman çok fazla kızıyoruz. Belki de zamanın bize kızması gerekiyordur. Ona kaldırabileceğinden fazla yük, anlam, sorumluluk yükleyen sonra da sanki söz vermiş gibi ona kızıveren de biziz çünkü. “Zamanla geçer, zamanla unutulur, zamanla neler değişir” vb. cümleleri hangimiz kullanmıyoruz ki ya da kullanmayacağız ki?
Zamanın varlığı ve bize eşliği için şükretmeliyiz, belki de…
Melih Arat, zamana kızmak ya da onu suçlamak yerine her senenin sonunda o senenin öğrettiklerini -iyi ya da kötü diye sınıflandırmayıp- yazıya döküp, zamana öğrettikleri için bir şekilde teşekkür etmektedir.
Zamanın öğrettiklerinden, öğrenecek bir şeyler bulabilmek için soldaki başlıklara tıklayabilirsiniz.
|