Patates gibi lezzetli olmak ister misiniz?

İnsan değişmeli mi?

Bazı insanlar hiç değişmediklerini iddia ederek bununla gurur duyuyor. Bazıları ise gerçekten değişmiyorlar. ‘İnsan değişmeli mi?’ sorusunun cevabı aslında oldukça basittir, elbette insan değişmelidir. Çünkü değişmeksizin gelişebilmek mümkün değildir. İnsan yaşadığı olaylarla, dünyaya yeni bakış açıları geliştirmeli ve hatta davranışlarını da değiştirebilmelidir. Her yılbaşı geldiğinde ya da okul dönemi başladığında bir önceki yıldan farklı düşünmüyorsanız, bir önceki yıldan farklı davranmıyorsanız hiçbir şey öğrenememişsiniz demektir. Öğrenme, daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi enformasyon almak değil, alınan enformasyon sonucunda davranışlarımızı değiştirmektir.

Değişmiyorum ya da değişmedim iddiasında olanlar, bir tür kimlik ve tutarlılık bunalımı içindedir. Eskiden beri maço tavırlı bir koca, zarif ve anlayışlı bir erkek olmayı bir türlü kendine yediremez ve eski davranışları sorun oluşturursa da onlara sahip çıkmaya devam eder.

Değiştiği halde değişmediğini iddia eden insanlar da bir çocuk gibi kendi değişimlerini bir anlamda kilitler. Değişmek istedikleri ya da değiştikleri halde değişmediklerini iddia ederken geçmişleriyle tutarlı olma çabası, davranışlarını karmaşıklaştırırken bir taraftan da anlamsızlaştırır.

Değişmemeyle ilgili en önemli sorunlardan bir tanesi de, çevremizdeki insanlar değişirken bizim değişmememizdir. Çevremizdekilerle uyumlu ve tamamlayıcı bir ilişkiye sahip olabilmemiz bizim de onlarla birlikte bir davranış değişimi geçirmemiz anlamına gelir.

İnsan değişmeli derken, değerlerini değiştirmeli demiyoruz elbette. Yani geçmişte dürüst olan birisinin değişerek bir üçkağıtçı olması, bir değişim değil, bir geriye gidiştir. Değişim, değerler aynı kalırken dünyayı yorumlamamıza ilişkin ya da dünyada olan bitene tepki vermemize ilişkin bir değişim olmalıdır.

Değişmezsek ne olur? Değişmezsek çürüyen patatese döneriz. Bir patatesin değişim geçirmesi, patatesin soyularak değerli bir yemeğe dönüşmesi anlamına gelir. Patates önce soyulur, dilimlenir, kızartılır ya da kaynatılır, soyulur, salata için hazırlanır. Ya da başka bir süreçle fırınlanmak için hazırlanır. İster kızartın, ister fırınlayın, ister püresini yapın, isterseniz salatasını yapın fark etmez, işlemden geçen patates hâlâ patatestir; ama daha lezzetli hale gelir. İşte marifet, insanın değişim sonucunda lezzetinin artmasıdır. İnsan patates gibi işlemlerden geçerek, olgunlaşarak daha lezzetli hale gelmez, olduğu gibi kalırsa patates gibi çürümeye başlar. Hiçbir değişime tabi tutulmayan patatesler, saklama alanlarında çürüyerek bozulur giderler. Dolayısıyla kendi hayatında hiçbir değişim olmayan, gerçekten değişmeyen insanlar hayatlarının sonuna doğru iyice lezzetsiz ve keyifsiz insanlara dönüşürler.

Değişimle ilgili yapılabilecek akıllıca işlerden bir tanesi neleri değiştirmemiz gerektiğini analiz edebilmek ve bu konularda çalışabilmektir. Hatta daha iyisi, çevremizdekilerle, ailemizle, arkadaşlarımızla, bizi içten bir şekilde seven ve objektif bir şekilde değerlendirme yapabilecek kişilerle kendimizi analiz etmektir.

‘Nasıl değişiriz?’ sorusu, elbette ki çok daha büyük bir sorudur. Bu konudaki temel formül, önce düşüncelerimizi, ardından davranışlarımızı değiştirmektir. Üçüncü adımsa aldığımız sonuçların değişmesidir. Dolayısıyla gerçekten davranışlarını değiştirmek isteyen insanlar, düşünceleri üstünde çalışmalıdır.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir