Facebook ve Twitter’in kölesi misiniz? Yoksa özgür bireyleri mi? Özgürlük Yaratan Bağımlılıklar

twitter logo

Bir maddeye, bir unsura, birisine bağımlı olmak genelde istenmeyen bir şeydir. İnsanın temel amacı, kendisine sorulduğunda liste başı bunu söylemese bile bağımsız olmaktır. Ülkeler bağımsız kalabilmek için savaşırlar. İsyanlar bağımsız olmak için çıkar.

Bir taraftan da firmalar, müşterilerini ürünlerine ve kendilerine bağımlı hale getirebilmek için uğraşıp dururlar. Örneğin jilet firması, banyoya soktuğu bir tıraş makinası ile evin erkeğini tıraş bıçağı alma bağımlısı haline getirir. Apple firması, telefonunu ya da bilgisayarını alan herkesi, kendi tamamlayıcı ürünlerini alma konusunda bağımlı yapar. Microsoft firması da uzun yıllar başarılı bir şekilde Windows ve Microsoft ofis bağımlıları hatta köleleri yaratmayı başarmıştır. Microsoft Ofis programlarının başka programlarda hazırlanmış belgeleri açamaması, herkesi Microsoft ofis programlarını kullanmaya itmiştir.

Evli çiftlerde, eşlerden biri diğerini kendini bağımlı hale getirmek için gayret eder durur. Genelde bu bağımlılık, parasal olur. Kadın çalışmadığı için adamın eline bakar. Ünlü bir işadamı, evlendiği hiçbir eşine kesinlikle ev almıyordu. Kadın sadece adamla olduğu müddetçe başını sokacak bir yuvaya sahipti.

Ancak bu bağımlılıkların bir başka yüzü de vardır. Bağımlılıkların elbette en güncel örnekleri, twitter, facebook, bilgisayar oyunlarıyla ilişkimizde ortaya çıkar. Şimdi öncelikle çocuklardaki bilgisayar oyunları bağımlılığını inceleyelim. Çocuk okulda zaptı rapt altındadır. Bir sürü kural, aşağılanma, inanmadığı ders ve ödevlerle uğraşma yükünün altında ezilmektedir. Bilgisayarın oyun dünyası ise, özgürlüğe açılan sanal bir kapıdır. Oyunların içinde kah bir uzay gemisinin içinde, kah bir stratejik oyun tahtasında, kah bir futbol sahasının içinde zekasını ve sanal avatarının (oyun kişiliğinin) gücünü göstermektedir. Şimdi çocukları, gerçekten özgür olabildikleri bir ortama kavuşmak ve bu ortamda kalmak istemekle kim suçlayabilir? Elbette sanal oyun dünyasında olup bitenlerin birçoğu gerçek dünyaya yansımaz, iş bulmaya veya sınav kazanmaya yardım etmez. Ama yine de oyun dünyasındaki özgürlükler acaba bedenimizin kılıfı olduğu ruhumuzu mutlu etmez mi?

İnsanların facebook, twitter, instagram gibi sosyal medyadaki yaşamları da aslında gerçek dünyada bulamadıkları bir özgürlük arayışı değil midir? Diğer kıtadaki arkadaş ve akrabalarla konuşabilmek, onları görebilmek, kendimizi ifade etmek de özgürlük değil midir?  Twitter’da  canımızın istediğini söyleyebilmek, instagramda gözümüzün telefonumuz aracılığıyla gördüğünü paylaşmak özgürlüğün dik alası değil midir?

Öyleyse insan en çok kendini özgür bırakan şeylere bağımlı olur. Aslına bakarsınız Apple ve Microsoft gibi firmalar, ürün ve hizmetleriyle insanların yapabildiklerini artırıyorlar. Temel olarak da yukarıda örneklerini verdiğim sanal ortamlarda üstün yeteneklerle özgürleşmeye yardım ediyorlar.

O zaman bağımlılığın yepyeni bir tanımı olmalı. Bizi özgür bırakın bağımlılıklar, bağımlılık değil, özgürleştiricidirler.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir