Kenyalılar Otobüs Şoförlerine Neden Bağırır? 

kenyaHarvard Business Review Dergisi’nin yayımladığı İstatistikler ve Meraklar (Kenyalılar Otobüs şoförlerine neden bağırır?) adlı kitap çok ilginç bilgilerle dolu. Kitapta tamamı dünyanın farklı üniversitelerinden akademisyenlerin yaptığı araştırmaların kısa özetleri yer alıyor.  Avustralya’nın Queensland Üniversitesi’nden Brock Bastian’ın liderlik yaptığı bir araştırmada, ellerini buzlu suya daldırmaları istenen denekler, olayın hemen ardından şeker kasesinden bu acıyı tatmayanlara kıyasla yüzde 73 oranında daha fazla şeker almışlar. Araştırmacılara göre insanlar yaşadıkları her acıdan sonra kendilerini şımartmayı bir hak olarak görüyorlar. Almanya’daki Münih Üniversitesi’nden Stephanie Lichtenfeld’in liderliğindeki ekibin yaptığı bir araştırmada her bir grup katılımcı beyaz, kırmızı, mavi ve gri üçgenlerden sadece birine iki saniye bakmış. Son bir grup katılımcı ise yeşil bir üçgene iki saniye bakmış. Ardından katılımcılardan yaratıcılık içeren sonuçları ölçülebilen bir görev yapmaları istenmiş. Yeşil üçgene bakan katılımcılar, mavi, kırmızı, beyaz ve gri üçgenlere bakanlardan yüzde 20 oranla daha yaratıcı bulunmuşlar. Bu da yeşil rengin insanı daha yaratıcı yaptığı sonucu çıkarmalarına yol açmış.  

İnternet üzerinde yapılan başka bir araştırmada açık artırmalarda kırmızı fonun insanları kışkırttığı ve rekabete ittiği görülmüş. Buna karşılık mavi fon rengi rekabet duygusunu azaltıyormuş.

Wharton İşletme Okulu’ndan Nikolai Roussanov’ın Pavel Savor ile yaptığı bir araştırmaya göre bekar CEO’ların daha cüretkar yatırımlar yaparak daha fazla risk aldığı tespit edilmiş. Araştırmanın sonucu ise oldukça şaşırtıcı. Risk alan bu yöneticiler, eş adaylarına daha çekici görüneceklerini düşünüyormuş.

Araba yıkamacıların yüzde otuzu, arabada buldukları bozuk paraları kendi ceplerine indiriyormuş. Eğer arabada içki şişeleri veya açık saçık dergiler varsa, araba yıkamacıların aldıkları bozuk para miktarı artıyormuş. Araştırmalara göre suçlu adayının (bu örnekte araba yıkamacı) çalma olasılığı, araba sahibinin kötü özelliklerinin keşfiyle artıyormuş. Araba sahibi bunu hakketti diye düşünüyorlarmış.

New York Times’a göre iPhone gibi Apple ürünleri çalan hırsızlar New York’taki suç istatistiklerinin dağılımını değiştiriyor. 2012 yılında bu ürünleri çalanların sayısı bir önceki yıla göre 3890 kişi artmış. Hırsızlar bile ikinci el değeri daha yüksek Apple ürünlerini tercih ediyorlarmış..

Çevreci hibrid (benzin ve elektrikle giden)araç kullanan araçların sahipleri Amerika’da geçiş hakkını yayalara kullandırmamaya başlamış. Araştırmacılara göre yeterince çevreci olduklarını düşünenler, kendilerinde daha fazla etik olmama hakkını taşıdıklarını düşünmüşler.

Georgetown Üniversitesi’nden James Habyarimana ve William Jack, Kenya’daki minibüslerde yolcuların dikkatsiz şoförlerini sistematik bir şekilde uyardıklarını fark etmişler. Ayrıca tüm bu minibüslerde “Şoförün aracı tehlikeli şekilde kullanmasına müsaade etme, onu uyar.” gibi yazılar varmış. Bu tür uyarı ve mesajların yüzde 60 oranında kazaları azalttığı tespit edilmiş.

Türkiye’deki en büyük eksikliklerimizden bir tanesi sanırım verilere, sayılara dayalı bir düşünme sistemi içinde olmamız. Bir taraftan da yüksek lise gibi çalışan üniversitelerimizde pek fazla araştırma yapılmaması, problemlerimizi çözmek için fırsat vermemektedir. Üniversitedeki araştırmacılar kendileri de güzel bir araştırma konusu devşirmek isterlerse söz ettiğim kitabı esin kaynağı olarak kullanabilirler.

Share Button

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir