Eğitim ve Öğrenmenin Geleceğinde Neler Olacak?

astdAdı ASTD-Amerikan Eğitim ve Gelişim Zirvesi olan 90 ülkeden 9000 kişinin katılımıyla gerçekleştiği için Dünya Eğitim ve Gelişim Zirvesi dediğim büyük toplantı, 2015’te Washington D.C.’de gerçekleşti.  Bu zirvede tecrübe ettiklerim, dinlediklerim ve gördüklerim bildiğimiz eğitim modelinin sonuna geldiğimizi hissettirdi. Klasik sınıf öğrenmesi ve klasik okul kavramları, yakın gelecekte dolaşımdan kalkacak. Toplantının özellikle fuar alanında sergilenen çözüm ve teknolojilerin dörtte üçü tabletler ve telefonlar üzerinden gerçekleşen uzaktan öğrenme veya açık öğrenmeyle ilgili. Kongrede gerçekleşen sunumların çoğunluğu ise sanal sınıflarda nasıl daha etkili ders işleneceğiyle ilgiliydi.

Gelecekte nasıl bir eğitim ve öğrenme olacak? Büyük olasılıkla çocuklarımızın çocukları okula gitmeyecekler; çünkü bildiğimiz tanımıyla okul da, üniversite de kalmayacak. Öğrenme süreçleri yüzde seksen oranında akıllı telefonlara ve tabletlere ya da yeni ortaya çıkacak teknolojilerin içine (Google glass vb. gibi) yerleşecek. Ne var ki, Fatih projesinde olduğu gibi bu cihazlar sınıflarda değil, öğrencinin bulunduğu yer neresi ise orada öğrenme için kullanılacak.

Öğrenciler haftada dört iş günü, bu cihazlarda oyun oynar gibi konuları eğlenerek çalışacaklar ve konuları tam öğreninceye kadar bir sonraki konuya geçemeyecekler. Haftada bir iş günü de okullarına giderek öğretmenleriyle sormak istedikleri sorular için bir araya gelecekler.

Y Nesli denilen 1986 sonrası doğan nesil ve Yeni Bin Yıl Çocukları denilen 2000 sonrası nesille ilgili getirilen eleştirilerden biri, bu çocukların dikkat sürelerinin çok kısa olduğu yönünde. Ne var ki, bu çocuklar ve gençler twitter ya da facebook başında veya mindcraft gibi bir oyunun başında saatlerce dikkatini azaltmadan durabiliyor. Çocuklar ve gençler aktif olarak yer alabildikleri süreçlerde dikkatlerini verebiliyorlar. Klasik sınıf öğrenmesinde öğretmenin aktif, öğrencinin pasif olduğu süreçlerde ise dikkatlerini sürdüremiyorlar. Akıllı telefon, tablet gibi ortamlar için tasarlanacak interaktif öğrenme süreçleri, klasik sınıf öğrenmesinden çok daha etkili bir öğrenme fırsatı sunabilir. www.khanacademy.com isimli olağanüstü değerli matematik, fizik, kimya, İngilizce öğrenme sitesi şimdiden dünyada bir milyondan fazla öğrenciye okulun sunduğundan çok daha yüksek performansta öğrenme fırsatı sunuyor. Ted videoları içinde Salman Khan’ın konuşması (Türkçe altyazısı var) bu sistemin nasıl muhteşem bir fırsat verdiğini açıklıyor.

Üniversite hocaları ve öğretmenler de gelecekte kalabalık sınıflarda üç yüz beş yüz öğrenciye hitap etmek yerine, haftada bir kez okula gelen 10 öğrenciyle bir saat özel bir zaman geçirecek. Günde ortalama otuzar öğrenciyle azami onar kişilik gruplar halinde soruları ele almak üzere görüşecekler. Öğrenciler tabletlerinde kendi kendilerine öğrendiklerini sadece tartışmak üzere ya da anlamadıklarını sormak üzere okula gelecekler. Ders içeriğini öğrenme ve alıştırma yapma işi kendi kendine, dersin sorularını ele alma işi ise öğretmenle birlikte olacak.

Tabi bütün bunlar, bundan sonraki büyümenin dijital içerik endüstrisinde olacağını gösteriyor. Okul kurmaktan daha akıllıca olanı, dijital içerik üreten şirket kurmak. Türkiye’deki tüm ilk, orta okul ve liselerde toplam bin ders okutuluyor. 1000 ders için, en az bilgisayar oyunları kadar zekice ve muhteşem grafiklerle, etkileşimli hazırlanmış dijital içeriğe ihtiyacımız var. Üniversitelerimizdeki ders sayısı çok daha fazla. Bu dersleri kaliteli olarak hazırlamak ve güncellemek için interaktif dijital içerik üretme ordusuna ihtiyaç var.

Share Button

2 comments on “Eğitim ve Öğrenmenin Geleceğinde Neler Olacak?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir