10+1

10+1Hayatta en zor şey nedir sorusunun cevabı tahmin edilemedik çeşitlilik gösterir. Bir numaraya iftirayı yerleştiririm. İftiraya kurban gitmek işlemediği bir suç yüzünden hem itibarını kaybetmek hem de cezaya tabi tutulmak ve derdini anlatamamak… sanırım en büyük zorluk budur.

İkinci büyük zorluk güçten düşmektir. 75 yaşında bastonla yürüyen bir ihtiyarın 25 yaşında zıpkın gibi olduğunu hatırlaması acı vericidir. Ancak güçten düşmenin ilk dönemi, son döneminden daha acı vericidir. Çünkü 50 yaşında artık 25 yaşındaki gibi güçlü olmadığınızı bilmek ve eskiden yaptıklarınızı yapamamak daha yaralayıcıdır.

Üçüncü büyük zorluk sanırım kendi sınırınızla karşılaşmaktır. Matematik çalışırken belirli bir noktadan sonrasını anlayamamaktır. Bir müzik aleti çalarken bir şarkıyı ne kadar uğraşırsanız uğraşın arzu ettiğiniz gibi ya da başka bir müzisyen kadar iyi çalamamaktır.

Dördüncü büyük zorluk sanırım çaresiz hastalıklardır. Tıbbın ve kişisel gayretlerin hiçbir işe yaramadığı, hastalığın deyim yerindeyse tıpla ve kişiyle alay ettiği durumlardır. Bir şeyler yapmak için çabalayıp da tüm çabaların akim kalması kadar rahatsız edici bir şey yoktur.

Beşinci büyük zorluk iftiraya benzer, adaletsizliğe katlanmak zorunda kalmaktır. Dünyanın dört bir köşesinde adalet sekteye uğramaktadır. Ülkemizde, başka ülkelerde, ortaklar arasında, aile içinde, arkadaşlar arasında hakkaniyet olmadığı zaman insanın canı yanar. Hakkın yerini bulması için gücünüz de yoksa bu da katlanması zor başka bir çaresizliktir.

Altıncı büyük zorluk kişinin tutkuyla bağlı olduğu hayaline bir adım dahi yaklaşamamasıdır. Bu bazen karşılıksız bir aşktır. Bazen bir kariyer hedefidir. Bazen bir sınavdır. Akıldan ve gönülden çıkmayan bu hayal gerçekleştirilemediğinde insan deyim yerindeyse delirir.

Yedinci büyük zorluk süren bir sıkıntının bir türlü bitmemesidir. Bu bazen bir türlü ayrılamadığınız şirketinizdeki patron, müdür ya da çalışma arkadaşıdır. Bazen bir türlü ödenemeyen, ödedikçe bitmeyen borçtur. Bazen ayrılamadığınız size hayatı cehenneme döndüren ev arkadaşı, ortak, aile üyesi ya da eştir.

Sekizinci büyük zorluk hayal kırıklığıdır. Kazanacağınıza emin olduğunuz bir sınavı kaybetmektir. Çok güvendiğiniz birinin sizi yarı yolda bırakması ya da güveninizi boşa çıkarmasıdır.

Dokuzuncu büyük zorluk, attan inip eşeğe binmektir. Sahip olduğumuz standartları kaybetmek de büyük zorluklardan biridir. Güzel bir semtte yaşarken ekonomik sorunlar yüzünden normalde hiç yolumuzun düşmediği bir semtte yaşamaya başlamaktır. Fiyatlara hiç bakmadan alışveriş yaparken sürekli hesap yapar hale gelmektir. Ekonomik sorunlar yüzünden sevdiklerinizin istediklerini alamamak, çocuğunuzun istediği bisikleti ya da bilgisayarı alamamak, kendi istediğinizi alamamaktan bazen daha zordur.

Onuncu büyük zorluk sevdiklerinizi kaybetmektir. Eş kaybı, anne-baba, daha da zoru çocuk kaybı insanın karşılaşabileceği en büyük sınavlardır.

Kıymetli iki ekip arkadaşıma referansla “bonus”  bir zorluk seti ilave edeyim, cevabı bilinmeyen, muğlak cevaplı sorulara kafayı takmak, yetersizlik duygusu ve pişmanlık, suçluluk hissi de on birinci zorluk grubudur.

Güçlü ve olgun ruhlar, bu zorlukları teslimiyetle, şükranla ve Allah’ın adaletine, merhametine olan inançla, dürüst, tutarlı ve ilkeli durarak aşarlar. Zorluklar insan yaşamından eksiz olmaz, her daim güçlü, ilkeli ve olgun olmanız dileğiyle…

Share Button

One comment on “10+1

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir